Türkçe - ქართული
Ana Sayfa - İletişim
 
 

  Gürcüler Kimdir?

  Gürcüce Öğrenelim

  Türkiye'de Anadil Öğrenimi

  Türkiye'de Gürcü Sanatı

  Kitaplık

  Gürcistan

  Gürcistan’ın Sorunlu Bölgeleri

  Tarih

  Görüş - Düşünce - Makale

  Kültür

  Abkhazeti Tarihi

 
   Gizemli Ülke Gürcistan - Mediha Yıldız (Tavdgiridze)
 
Özlem, ilgi ve merak duyguları ile bir grup arkadaşım ve ben küçük bir seyahat düzenliyoruz.
 
Adresimiz belli; Tarihi M.Ö. VI. Yüzyıla dayanan bir devlet; sanatkârın sanatını konuşturduğu saklı cennet, Gürcistan. Harikalar diyarı bir küçük, bir sevimli ülke burası. İlk istasyonumuz Batum. Şehir tabelasındaki Gürcü alfabesi dikkatimizi çekiyor. Oldukça estetik bir alfabe. Her bir harf sanat eseri gibi. Dünyadaki 14 yazı tipinden biri olduğunu öğreniyoruz. Ve ardından Batum’u seyre dalıyoruz. Yeşilin en güzel tonları süslemiş Batum’u. Bin bir çeşit renk cümbüşlü bitki ve ağaçların buluştuğu Botanik Bahçesi Karadeniz ile bütünleşince ortaya bir küçük saklı cennet çıkıvermiş. Ayrılasımız gelmiyor bu bahçeden. Batum geceleri ayrı güzel. Sahilde ise müzik eşliğinde ışıklı su gösterisi büyülüyor bizi. Son derece zevkli ışıklandırmalar yapılmış şehirde. İnsanlık tarihinde bir kadına (Tamari) Kral ünvanı vermiş, tek ülkedir Gürcistan. Doğal meyve sularının, o enfes yemeklerin tadına doyamıyoruz seyahatimiz boyunca. Hamur işlerinde pek marifetliler. Khinkali adını verdikleri bir tür mantıda lezzetin yanında sanatlarını da konuşturmuşlar. Khacapuri adını verdikleri ve bir çok çeşidini yaptıkları pidenin Acharuli khacapuri çeşidine bayılıyoruz. Kayık şeklini verdikleri ve içerisinde Gürcülere has bir peynir, tereyağı ve yumurtayı buluşturdukları enfes bir lezzet. Ceviz hemen her yemeklerine hakim durumda. Cevizli tavuk ise enfes Gürcü mutfağının yemeklerinden sadece bir tanesi. Kindzi, Reyhan ve tarhunun lezzetini yemeklerde sıkça tadıyoruz. İştah açıcı meze türü yemekleri çok fazla. Sofraları çok zengin ve sofra estetiğine de oldukça önem veriyorlar. Kalacak yer konusunda ev tipi pansiyonları tercih ediyoruz. Sıcak karşılamalar ve samimî dostluklar kuruyoruz. Bizleri ailelerinden biri olarak kabul ediyorlar. Biz de kendimizi evimizde hissediyoruz.
 
CAMİ –SİNAGOG- KİLİSE 
Tiflis’deyiz. Cami, kilise ve sinagog bir arada. İsteyen istediği ibadethanede ibadetini rahatça gerçekleştiriyor. Seyahatimiz esnasında bize kısa süreliğine bakanlıkta görevli Sayın Temur Tartaraşvili eşlik ediyor. Gezi boyunca İslâmiyet ile ilgili sorular alıyorum kendisinden. Sebebini sorduğumda ise Türkiye’den gelen misafirlerini en iyi şekilde ağırlama arzusu olduğunu anlıyorum. Son derece misafirperverler ve derin hoşgörüye sahip Gürcü insanı... Henüz çok yakın tarihlerde birçok badireler atlatmış bir ülkeden beklemediğimiz bir gelişmişlik düzeyi hâkim. Geniş yollar, ışıl ışıl caddeler, adım başı gördüğümüz mimarî yapılarda tarih ve sanatı birlikte okuduğumuz eserler… Tek kelime ile büyüleniyoruz. Kura Nehri şehrin içinden adeta bir gelin edasıyla sessiz sessiz mırıldanırcasına süzülüyor. Gürcü şair Şota Rustaveli’nin isminin verildiği Rustaveli caddesindeyiz. Mimarî açıdan güzelliklerle dolu ışıltılı geniş bir cadde. Cadde üzerinde Rustaveli Müzesini, Hükümet binalarını ve lüks alışveriş mağazalarını görüyoruz. Teleferik ile Kartlis Deda yani Gürcü Ana heykeline doğru giderken bir yandan teleferiğin diğer yandan da eşsiz şehrin manzarası ile mest oluyoruz.
 
MASALSI KENT: SİĞNAĞİ
Yine bir hayaller şehrindeyiz. Bir tepe üzerine kurulmuş olan Siğnaği, üzüm kokulu Alazani Vadisi ve heybetli Kafkas dağları ile baş başa bir sevda kenti. Kentin mimarîsi, sokaklar, cezbedici güzellikte ve kenti dolaşırken her bir adımımızda tarihin izlerini taşıdığını görüyoruz.
 
AKHALTSIKHE 
Gürcüler ibadethane ve manastırlarını oldukça doruk noktalarda kurmuşlar. Ayrıca çok sayıda kale ve farklı tarihî eserler var. Her bir yapılarında sanatsal açıdan mükemmeliyetçilik söz konusu. Ve yine tepelere kurulmuş bir manastır, Akhaltsikhe Vardzia’dayız. Tamamen kayaların oyulmasıyla oluşturulan bu tarihî şehrin eşi yok gibi. XII. yüzyılın sonunda Pers akınlarına karşı oluşturulmuş bu eski kentin bir bölümü hâlâ manastır olarak kullanılıyor. Aşağıda akan nehir ile şehir arasında bir su iletim sistemi kurulmuş, şehir bu şekilde ihtiyacını karşılıyormuş.
 
VE GÜZEL İNSANLAR
Bu ışıltılı diyarın insanları da ayrı bir sevda sebebi. Azımsanamayacak bir kesiminin ekonomik sıkıntıları her hâllerinden belli olsa da bu durum onları güler yüzlü olmaktan caydıramamış. Maddî zorluklarını ne yüzlerine ne de giysilerine yansıtmamışlar. Bunun yanı sıra birçok vatandaşın iaşelerini temin edebilmek için ülkelerini terk etmek zorunda kalmasına oldukça üzülüyoruz. Her bir taşı toprağının ayrı bir hazine sayılabileceği böylesi bir memlekette maddî sıkıntıların aşılabileceği düşüncesi ile burada yaşamlarını sürdüren bu güzel insanlar için gönülden, refah ve barış içinde bir gelecek diliyoruz.
 
Rüya gibi bir seyahatten ayrılma vakti gelip çatıyor. Her bir adımı tarih kokan, sanat kokan ışıltılı görkemli bir ülkeden; sıcak, samimî, vefalı, misafirperver insanlardan ayrılmanın burukluğu ile Gürcistan’dan ayrılıyoruz. Tekrar buluşmak dileğiyle Gürcistan…

 








 

Copyright © 2013 Gurcu.org Ana Sayfa